“Murat Dağı Su Kaynağımızdır, ÇED Başvurusu Kesinlikle Reddedilmelidir”
TEMA Vakfı Uşak İl Temsilcisi Prof. Dr. Barış Metin, Uşak’ın Banaz ilçesine bağlı Bahadır Köyü mevkiinde planlanan madencilik faaliyetine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Metin, bölgenin su güvenliği ve ekolojik geleceği açısından büyük riskler barındıran projeye ait ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) başvurusunun kesinlikle reddedilmesi gerektiğini vurguladı.
Edinilen bilgilere göre, Soyap Madencilik A.Ş. tarafından 201200919 ruhsat numaralı sahada, IV. Grup kapsamında kurşun, çinko, bakır, gümüş ve altın içeren kompleks yeraltı maden ocağı, buna bağlı kırma–eleme ve cevher zenginleştirme tesisi kurulması için ÇED başvuru dosyası sunuldu. Başvuru dosyasında proje alanı Uşak ili Banaz ilçesi Bahadır Köyü mevkii olarak belirtilirken, dosyanın Ocak 2026 tarihli olması sürecin halen değerlendirme aşamasında olduğunu ortaya koyuyor.
“Sadece Maden Değil, Entegre Bir Tesis Planlanıyor”
Prof. Dr. Barış Metin, söz konusu başvurunun yalnızca yeraltı madenciliğini kapsamadığını, aynı zamanda cevherin kırılması, elenmesi ve zenginleştirilmesi gibi kimyasal ve fiziksel süreçleri de içerdiğine dikkat çekti. Bu tür entegre tesislerin;
- Yoğun su kullanımı
- Ağır metal içerikli atık oluşumu
- Proses suları ve atık depolama alanları
nedeniyle bulundukları havza üzerinde uzun vadeli ve kalıcı çevresel baskılar oluşturduğunu ifade etti.
Gökkaya Barajı ile Büyük Çelişki
Bölgeyi daha da hassas hale getiren bir diğer unsurun ise Gökkaya Barajı olduğunu belirten Metin, barajın 2026 Yılı Yatırım Programı’na alındığının açıklandığını hatırlattı. Metin, şu değerlendirmede bulundu:
“Bir yandan Banaz ve çevresinin su ihtiyacını güvence altına alacak Gökkaya Barajı gibi önemli bir kamu yatırımı planlanırken, aynı havzada ağır madencilik faaliyetlerinin gündeme gelmesi ciddi bir çelişkidir. Su kaynaklarını korumaya yönelik yatırımlarla, suyu kirletme potansiyeli yüksek projelerin aynı bölgede düşünülmesi kabul edilemez.”
Yeraltı ve Yerüstü Suları Büyük Risk Altında
Madencilik faaliyetleri sırasında ortaya çıkabilecek ağır metal sızıntıları, atık depolama alanları ve proses suları, Banaz Havzası’ndaki yeraltı ve yerüstü su kaynakları için geri dönüşü olmayan riskler barındırıyor. Prof. Dr. Metin, Banaz Havzası’nın yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin içme suyu, tarım ve ekosistem dengesi açısından yaşamsal öneme sahip bir bölge olduğunu vurguladı.
“Bu Süreç Sadece Ekonomik Değil”
TEMA Vakfı Uşak İl Temsilcisi Prof. Dr. Barış Metin, sürecin yalnızca ekonomik getiriler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şu ifadelere yer verdi:
“Bu konu; su güvenliği, halk sağlığı, tarımsal üretim ve doğal yaşam bütünlüğü açısından ele alınmalıdır. Bölge halkının görüşleri alınmadan, su havzaları üzerindeki kümülatif etkiler bilimsel olarak ortaya konmadan verilecek her karar telafisi güç sonuçlara yol açacaktır.”
“Murat Dağı Yaşam Kaynağımızdır”
Açıklamasının sonunda Murat Dağı’nın önemine özellikle dikkat çeken Prof. Dr. Metin, net bir çağrıda bulundu:
“Murat Dağı bizim su kaynağımızdır, yaşam kaynağımızdır. Bu nedenle söz konusu maden projesine ait ÇED başvurusu kesinlikle reddedilmelidir. TEMA Vakfı olarak süreci yakından takip ediyoruz. Tüm Uşaklı hemşehrilerimize saygıyla duyurulur.”
