Uşak’ta kış aylarının vazgeçilmez lezzetleri arasında ilk sıralarda yer alan tarhana, yalnızca bir çorba değil; aynı zamanda geçmişten günümüze uzanan köklü bir kültürün simgesi olarak öne çıkıyor. Bu alanda kentin adeta sembolü haline gelen Tarhana Baba, 1974 yılından bu yana Uşak’ta faaliyet göstererek hem damaklara hitap ediyor hem de şehrin tanıtımına önemli katkılar sunuyor.
Yaklaşık yarım asırlık geçmişiyle Tarhana Baba, babadan oğullara aktarılan bir mesleğin ve emeğin ürünü olarak bugünlere ulaştı. Kurucusu Mustafa Yeldanlı’dan devralınan bu köklü miras, günümüzde oğulları İsmail ve Serdar Yeldanlı tarafından aynı titizlik, özen ve kararlılıkla yaşatılmaya devam ediyor. Geleneksel üretim anlayışından ödün vermeyen Tarhana Baba, Uşak’ın yerel lezzetlerini modern çağda da ayakta tutmayı başaran nadir markalar arasında yer alıyor.
Türkiye’nin Dört Bir Yanından Yoğun İlgi
Kurulduğu günden bu yana doğal ve katkısız üretim anlayışıyla dikkat çeken Tarhana Baba, yalnızca Uşaklıların değil, Türkiye’nin dört bir yanından gelen misafirlerin de uğrak noktası haline geldi. Yıllar içerisinde çok sayıda sanatçı, siyasetçi, akademisyen ve iş insanına Uşak tarhanasını tattıran işletme, bu yönüyle kentin gönüllü bir tanıtım elçisi olarak anılıyor.
Tarhana Baba markası, zamanla Uşak tarhanasıyla özdeşleşerek güçlü bir marka değerine dönüştü. Türkiye genelinde düzenlenen gıda ve gastronomi fuarlarında Uşak’ı temsil eden önemli markalardan biri olan Tarhana Baba, bu organizasyonlarda Uşak tarhanasını tanıtarak kentin adını ülke çapında duyuruyor. Böylece yalnızca bir ürün değil, bir kültür ve gelenek de ziyaretçilere aktarılmış oluyor.
“Tarhana, Kış Aylarının En Doğal Koruyucusu”
Tarhana Baba markasının bugünlere ulaşmasında büyük emeği bulunan oğullar İsmail ve Serdar Yeldanlı Uşak tarhanasının hem kültürel hem de sağlık açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Yeldanlı, tarhananın özellikle kış aylarında bağışıklık sistemini güçlendiren en temel gıdalardan biri olduğunu vurguladı.
İsmail Yeldanlı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Tarhana; domates,kırmızı ve yeşil biber,soğan,köy yoğurdu yaş nane ve tam buğday ununun karışımıyla 21 gün fermantasyona bırakılarak zorlu bir süreçten sonra sofralarımıza gelmektedir.Bu süreç, tarhanayı hem çok besleyici hem de dayanıklı bir ürün haline getiriyor. Özellikle kış aylarında hastalıklara karşı vücudu koruyan, enerji veren ve tok tutan son derece değerli bir gıda.

Yaklaşık 10 Farklı Tarhana Çeşidi
Tarhana Baba bünyesinde yaklaşık 10 farklı tarhana çeşidi üretildiğini belirten Yeldanlı, her damak zevkine hitap eden seçenekler sunduklarını ifade etti. Geleneksel Uşak tarhanasının yanı sıra acılı, yoğurt oranı yüksek, sebze çeşitliliği artırılmış ve farklı aromalarla zenginleştirilmiş tarhanaların da yoğun ilgi gördüğünü dile getirdi.
Yeldanlı, doğallığın kendileri için vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Bizim için en önemli unsur lezzetin yanında doğallık. Tarhanalarımızda kesinlikle katkı maddesi ve kimyasal kullanmıyoruz. Bu sayede hem sağlıklı hem de yıllardır değişmeyen o gerçek tarhana tadını sunabiliyoruz. İnsanlar çocukluklarında içtikleri tarhananın lezzetini burada yeniden buluyor.”
Uşak’ın Tanıtımına Büyük Katkı Sağlıyor
Tarhana Baba, yalnızca bir gıda işletmesi olmanın çok ötesinde, Uşak’ın kültürel mirasını yaşatan önemli bir değer olarak görülüyor. Yurt içinden ve yurt dışından kente gelen ziyaretçiler, Tarhana Baba’da Uşak tarhanasını tadarak yöresel mutfağı yakından tanıma fırsatı buluyor. Bu durum, Uşak’ın gastronomi turizmi açısından da önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor.
Babalarından devraldıkları mesleği aynı titizlikle sürdüren İsmail ve Serdar Yeldanlı kardeşler, bu köklü lezzeti gelecek nesillere aktarmayı hedeflediklerini belirtiyor. Yarım asrı aşan geçmişiyle Tarhana Baba, Uşak’ta yalnızca bir marka değil; aynı zamanda bir lezzet mirası ve kültürel hafıza olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor.




